| BABALAR DÖRTLÜSÜ İLE BİR GEZİ |
|
| Yazar cem dolunay | |
| Pazartesi, 30 Temmuz 2007 | |
|
GEZMEK HEM DE MOTOSİKLET İLE GEZMEK, GÖRMEK, HEMDE KASK VİZÖRÜNDEN KOKLAMAK, GİDERKEN HAVAYI, DOĞAYI KOKLAMAK, TANIMAK, HER DURDUĞUNUZ YERDE YENİ BİR KİŞİ İLE TANIŞMAK, HER YOLDA YENİ BİR HİKAYE YAŞAMAK VE BAŞROLÜNDE OYNAMAK, NE KADAR GÜZEL ……..! Hislerimizi özetlemek istedim. Ne kadar keyif aldık. Neler yaşadık neler. Şimdi de detaylar; CÜNEYT'İN AFRİKASI "CÜNEYT ONA KAMYON GİBİ DAVRANIYOR" 14 temmuz cumartesi yol hikayemizin başlayacağını planlayıp duyurmuştuk. Geziyi planlamak bazen gezi yapmaktan daha keyifli oluyor. Gezi arkadaşları ile bir araya gelip ne yapacağınızı konuşmanız, hayaller kurmanız geziyi daha anlamlı kılıyor.
Geziye Cem,can,Cüneyt ve Veysel dörtlüsü yapacağı geçte olsa belli oldu. Aslında bu geziyi 10 kişiden fazla bir ekip ile planlıyorduk. Kimler kimler gelecekti. Ama kısmet işte bazı gelişmeler planları değiştirdi. Keşke baştan beri düşündüğümüz arkadaşlarımız da “apo,musa,muhittin,yüksel,ümit,murat,fatih,turan,Salih,Adnan,ali ve ismini unuttuklarım” bu gezide bizimle birlikte olsalardı ama neyse sağlık olsun.
13 temmuz günü akşam genel değerlendirme için cüneyt in garajında buluştuk. Genel bir kontrol için motosikletleri bir araya getirdik. Ama o da ne benim 1150 gs basmıyor. Akü bitmiş. Sadece akü bitse neyse yağıda kalmamış. Neyse ki Cüneyt baba var, yağı tamamladık, akü ise yolda dolar inşallah !
Cüneyt kamp malzemelerini çıkarmış, oda ne kamyonet lazım bu malzemeye. Abartmıyorum, koltuklar, masa, ışıldaklar, ocaklar, komple mutfak seti “tencere, tava, tabaklar, bardaklar, çay için özel cam fincanlar, ızgara, şişler, termoslar, uyku tulumları, şişme yataklar, ………… daha neler neler, bu yetmez miş gibi Cüneyt yedek debriyaj baskı balata setleri dahil bir çok tamir takımlarını almıştı.” Bu nasıl gidecek yahu derken, sığar abi sığar diye bizleri rahatlatmaya çalışması gerginliğimizi daha da arttırıyordu.
Garajdan çıkıp eksiklerimizi tamamlamak için carrefour a gittik. Sıvı yağ, tuz, şampuan, çay, şeker bir dolu malzeme de oradan aldık. Artık saat 23.00 oldu. Sabah 04.30 da yola çıkacağız. Herkes motorunu yükleyecek ve Okmeydanı ndan hareket edeceğiz. VEYSEL GECE UYURKEN KESİN İBRİCE VERECEĞİ BU POZUN RÜYASINI GÖRDÜ Gezimizin bir sloganı da olmalı değimli? Can biraz düşünmüş ve bu geziye katılanlara bir grup ismi bulmuş. BABALAR neden babalar? Çünkü dördümüzde babayız. Allah bağışlarsa hepimizin ikişer çocuğu var. Üstelik hepimiz baba motorcuyuz. Motorlarımızda koç gibi maşallah. Birde grafik çalışmış. Üç c ve bir v , C ler cem can ve Cüneyt in baş harfi, V harfi ise veysel’i simgeliyor. Babalar anlaşılan bu gezide çok dikkati çekecek. Gerçi bütün gezi boyunca bir baba hindi diye bağırdık ama olsun o kadar.
Kılık kıyafet lerin çantaya yerleştirmesi derken yatmam saat 02.00 yi buldu. 2,5 saat lik uyku ile yola çıkacağız ama olsun. Heyecanımız yorgunluğumuzu bastırıyor.
Sabah 04.30 da garajda buluştuk. Çantaları ve malzemeleri motorlara bağladık. Şimdi yola çıkacağız, sabah namazı zamanı geldi. Ezan da okundu, camiden bizi çağırıyorlar. Hem namazımızı kılalım hem de Allah’ımıza verdiği nimetler için şükür edelim, kazasız bir seyahat dileyelim. Namazımızı kıldıktan sonra yola koyulduk.
Cüneyt her birimize telsiz almış. Yolda giderken haberleşelim diye. Yol boyunca kodlarımızla haberleştik durduk. Cünet baba cem baba tamam J
E5 ten Tekirdağ a doğru yola devam ediyoruz. Kumburgaz a geldiğimizde benim motordan bir koku geldi. Yan çanta olarak bağladığım sırt çantalarından eksoz tarafına gelen ısıdan yanmaya ve erimeye başlamış. Hemen yerini değiştirdik.
MOTOSİKLETLERİMİZE TAKTIĞIMIZ BAYRAKLAR GEZİ BOYUNCA DALGALANDI Kahvaltı yapmamıştık. Saat 08.00 gibi karnımız acıkmaya başladı. Tekirdağ a gelmeden bir benzin istasyonda kahvaltı yazısını görünce durduk. Çok temiz bir tesisti üstelik nefis bir işkembe çorbası yapıyorlar.
Keşan a geldik. İstikametimiz erikli ve ibrice koyu. İbrice nefis bir koy. Yeşil açısından çok irdelememek lazım. Daha ziyade denizi konuşalım. Nefis bir yer. Buraya özellikle dalmak için geliyorlarmış. CEM BABA İBRİCE KOYUNDA POZ VERİRKEN
CÜNEYT TAM TEKMİL HERŞEYİN YEDEĞİDE VAR "MAŞALLAH" İbriceye gelmeden sığınak diye bir tesis var. Kamp kurulabilir veya otel hizmeti de var. Keyifli bir yer. Bu tarafa giden arkadaşlar burada kalabilir.
Burada fazla kalmadan Çanakkale ye doğru yola devam ettik. Eceabat tan feribotla Çanakkale ye geçtik. Motosiklet başına sürücü dahil 3 ytl alıyorlar. O kadar malzeme aldık ama her durduğumuzda bir eksik aklımıza geliyor. Bizde Çanakkale de kipa market te durduk. Kipa marketini ege de bir çok yerde görmek mümkün. Ege nin carrefour u diye biliriz. Kipa dan mis gibi Ezine peyniri aldık. Uygun bir yerde kavun, karpuz peynir ziyafeti yapacağız. ÇANAKKALE FERİBOTTA ENSTANTENE Bu gün ayvalık ta kalırız diye planlıyoruz. Ama yolu doyasıya yaşamak, hesapsız ilginç yerlere girmek galiba planımızı değiştirecek.
Truva tabelasını görünce yönümüz tahta ata çevrildi. Truva’ya varmadan bir köye girdik. Peynir varda karpuz kavun yok. Burası da köy her halde vardır.
Köyde kahvenin önünde durduk. Herkes bizimle çok ilgilendi. Hele çocuklar. ÇOCUKLAR ÇOK ŞENDİ, BİZ ONLARDAN DA ŞEN Karpuz kavunlar ise sorun oldu. Köylü vatandaşlardan birisi, kahvenin arka sokağında römork var oradan al dedi. Borcumuz diye sorunca! Römorkumu alacan hemşerim sorusuna cevap veremedik. Helalleştik. Benim memleketim, vatandaşım daha bozulmamış. Gözü tok, gönlü zengin. Hepsine teşekkürler. MİSAFİR PERVERLİKLERİNE TEŞEKKÜRLER
DOMATESMİ LAZIM? BAHÇEDE VAR....!
SOĞANI BAHÇEDEN SÖKTÜK. CÜCÜĞÜ DE HARİKAYDI :)
VEYSEL KÖYLERİ NEDEN ÖNEMSİYOR, DAHA İYİ ANLADIK. SAMİMİYET, DÜRÜSTLÜK FEDAKARLIK VE CÖMERTLİK ORADA HALA VAR...! Domates ve soğanlar ise ünal abinin bahçesinden. Ünal abi eşini çağırdı. Tanıştık. Bizi misafir etmek istediler. Ama yol uzun ve güzel. Bir başka zaman inşallah…..
Yol boyunca darı tarlaları var. Darı nemi? Yani İstanbul ca mısır. Veysel kafaya taktı. Akşam mangalda darı ızgara var. Ama tarlasında bir köylüyü göremedik. İzinsizde almak istemedik. Daha sonra umarız J
TAHTA ATA DEMİR ATLARLA GİTMEK AYRICALIKMIŞ
DAĞ TAŞ TARİH "TRUVA" Turuva 3500 yıllık bir geçmiş. Nerde kazı yapsanız yeni bir şey çıkıyor. Turuvayı gezmemiz 2 saate mal oldu ama değdi.
Acıktık, ama dere başı güzel bir yer arıyoruz. Ora bura derken saat 18.30 oldu. Artık hem yorulduk hem acıktık. Yol kenarında ağaçlık ve çeşmesi olan bir yerde durduk.
Durdukta masa ve sandalyeleri çıkarmaz mıyız? Hem de nasıl. Hiç üşenmeden masamızı kurduk. Gel keyfim gel…….
İyide şimdi oturduğumuz yerden kalkamıyoruz. Asos a da daha
Asos yolu çok virajlı. 2 araç yan yana mümkün değil geçemez. Dikkatlice Behramkale ye geldik. Asos ta çadır kuracağız. Saat 19.30 gibi oldu. Asos a inişte bir acayip. Ne kadar dik bir yol. Bir taraf uçurum. Neyse sorunsuz Asos a indik. Bir kamp la anlaştık. Önümüz deniz. Çadırlarımız kurduk. Ama yataklarımız şişmedi. Problem var. Bizde yandaki inşaatın tahtalarından çadıra zemin yaptık. Fıstık gibi oldu. VEYSEL "NE BAKIYORSUN GELSENE ÇAY MİS GİBİ"
ASOS TA KAMP YERİMİZ
ASOS
ASOS
İYİKİ SANDALYELERİMİZ GETİRMİŞİZ, ŞİMDİ KEYFİNİ ÇIKARTMA ZAMANI.
HAYDİ MİSKİN KALK BAKALIM
ALLAH TAN YUMURTA YAPMAYI BİLİYORUZ....!
ŞU CÜNEYT ALEM VALLA, MASA ÖRTÜSÜDE GETİRMİŞ
ÇOK ŞÜKÜR DOYDUK TA! MASAYI KİM TOPLAYACAK HIIIII!
BABALAR İZCİ POZU VERİRKEN "ASOS" Sonra kendimizi ege nin serin sularına bıraktık. Mis gibi bir deniz. Bayıldık. Biraz soğuk geldi doğrusu.
Yorgunuz yorgun. Ama yinede yatmamız 01.30 u buldu. Malum Asos ta geceler çok güzel.
Sabah kalkmamız 09.00 u buldu. Her şeye rağmen uykumuzu alamadık. Sabah deniz keyfini kahvaltı keyfi takip etti.
Kampta çay demlemekte nefis oluyor canım…. BEHRAM KALE DE KAHVE ZİYARETİ
BEHRAM KALE DE KAHVE İŞLETMECİSİ ARKADAŞ LA SOHBET ETTİK, ATILIMCI, FİKİR ÜRETEN BİRİ. SAKIZLI KAHVENİN MUCİDİ, SIRADA NANELİ KAHVE VARMIŞ.
BEHRAM KALE DEN BAKIŞ Saat 12.00 gibi Asos tan ayrıldık. Behramkale de bir kahve içmeden olur mu? Burasının kahvesi de değişik. Bir kere kahveyi fincanda pişiriyorlar. Birde sade kahve, damla sakızlı kahve, naneli kahve çeşitleri var. Ben damla sakızlı olanı denedim. Enteresan….. GEZİ BOYUNCA KAHRIMIZI ÇEKEN YOLDAŞLARIMIZ
AMCA NE DÜŞÜNÜYOR ACABA? Şimdi istikamet altınoluk ve ayvalık.
Telsizimiz var ya. O yüzden sıkça kayboluyoruz. Sonra telsiz anonsları başlıyor. Veysel baba Veysel baba cem baba J
Altınoluk a gelmeden bir orman yangınına şahit olduk. Çaresiz ağaçların çıtır çıtır yandığını üzülerek izledik.
Altınoluk ta pınarbaşı’nda et mangal a takıldık. Öküz pirzolası yedik. Ama Allah için su buz gibiydi. Ayağınızı 5 dakika suda tutamazsınız. ALTIN OLUK PINARBAŞI "SU BUZZZZZZ GİBİ" BIRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR
AYAKLAR MORARDI RESMEN
BABALAR IN ŞERİFİ Artık ayvalık a doğru yola çıkma zamanı. Edremit, ören ve ayvalık. Saat 18.00 oldu bile. Yolda biraz fazla oyalandık. Ayrıca ayvalık’a girmeden yolda İkiteker grubunu gördük. Bol bol kornalı selamlama yaptık.
Nihayet ayvalıktayız. Bundan 13 sene önce gördüğüm bir kampı arıyoruz. Tozlu dumanlı yollardan geçtik. Evet cunda “alibey adası” adasının sonundaki kampı bulduk ama bizi sarmadı. 13 sene önce farklı gözle bakmışım herhalde. Oradan adacamp a doğru yöneldik. Adacamp ın hem yolu nefis hemde tesis. Tertemiz bir yer. Deniz harika.
Ada camp ta çadırlarımızı kurduk. Deniz gireceğiz. Hemde terledik. Denize iskeleden indim. O da ne. Pınarbaşının suyu buraya dökülüyor galiba. Bırrrrrrrrrrrrrr buz gibi. BİRAZ YORULDUK GALİBA
ÇİPURA NEFİSTİ Akşam yemeğini cunda adasında yiyeceğiz. Nefis bir balık ziyafeti çekmek istiyoruz. Bu balık mevzusuda çok geniş bir konuymuş. Çupra değil bir kere çipura . Ayrıca çipura lar 2 ye ayrılır. Deniz çipurası ve çiftlik çipurası. Deniz çipurası daha ince uzun ve daha parlak. Biraz rengi sarıya çalıyor. Deniz çipurası genelde zıpkınla vurularak avlanıyor. Muhtemelen üstlerinde zıpkın izi oluyor. Çipuraların ağırlığı 450 gr dan 4.5 kiloya kadar değişiyor. Çipura yemek için en uygun mevsim ise kasım gibi. Çipuranın kilosu ise yaklaşık 75-80 ytl gibi. Tabii bu harbi deniz çipurasının fiyatı. Çiftlik çipurası ise 40 ytl/kg civarında.
Yemek yediğimiz lokanta elemanları telsiz kullanıyorlardı. Bizde kanallarını öğrendik. Cüneyt siparişi telsizle vermeye başladı. Hesabı bile telsizle istedi. Hatta aman ağam ince olsun diye de ekledi.
Ada camping çok sezsiz dünya harikası bir yer. Fiyatlarda uygun. Tavsiye edilir.
AYVALIKTA HÜLYA AVŞAR HAYRANININ BÜFESİ OHHHH BE NEFİS AYVALIK TOSTU
HAM HUMMMMM HAM HUMMMMM Bİ DAKKA ABİ !
İŞTE TOSTLARIN YAPILDIĞI ÖZEL EKMEK Sabah erkenden toplandık. Ayvalık merkezde ayvalık tostu ile sabah kahvaltımızı yaptık. Nefis bir şeymiş bu ayvalık tostu. İstikamet İzmir ve çeşme.
İzmir e Aliağa dan itibaren yoğun bir trafikle girdik. Ama bu yoğunluk İstanbul a tabiî ki benzemiyor. İzmir i geçtik. Pek cazip gelmedi. Çadır ve doğal ortamlardan sonra beton yığınlar bizi mutsuz etti. Çeşme ye vardık. Ilıcayı gezdik önce. Nasıl bir rüzgar var, her yer uçuyor. Denize girmek için kuytu bir yer aradık. Koca karı plajını önerdiler. Dalyanda bulunan koca karı plajı sahiden de çok sakin. Deniz harika. Acaba burasıda soğukmudur diye tırstık ama su nefisti. Ne sıcak ne soğuk Tam girmelik . Denize girdik çıktık. Acayip yorulmuşuz. Şemsiyesi büyük bir şezlonk grubu kiraladık. Hepimiz uyuya kalmışık. Bir kalktık ki 2 saat geçmiş. ÇEŞME KOCA KARI PLAJI "AMA HİÇ KOCA KARI YOK :)" Çeşme den artık bodruma geçeceğiz. Yola koyulduk. İstikamet Kuşadası. Kuşada sına gideceğiz de Veysel seferhisardan gidilecekken İzmir den gidelim diye tutturdu. Yav hacı abi neden İzmir? Yol Veysel bana işaret etti. Selçuk ayırımından gir. Gişelerde bekle diye. Bu arada yavaş gitsinler diye her türlü baskıya yapıyorum . Gişelere geldim. KGS ile geçtim. Cüneyt te uçtu gitti ya bekliyeceğim. Sağda bir motorlu var. Merhaba diyeyim diye yaklaştım. AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA Bizim can baba…….
CAN BABA GRUBA İNTİKAL ETTİ , SELÇUK
SELÇUK TA CAN BABA İLE BULUŞMA NOKTAMIZ Şok oldum. Nerden çıktın sen! Acayip sevindim. Kardeşim benim yaaaaa…….. Meğer Veysel ve Cüneyt biliyorlarmış da endişe etmiyeyim diye söylememişler. Bunlar sıkı dostlar ya….
Can ın da katılımıyla ekip tamamlandı. Babalar 4 lüsü tam kadro. Hava karardı. Kuşada sına doğru yola çıktık. KUŞ ADASI MERKEZDE HERKESİN MERAKLI BAKIŞLARINA MARUZ KALDIĞIMIZ YER
BİZ CAFE DE ÇAYLARIMIZI YUDUMLARKEN DEMİR ATLAR HEMEN YANIMIZDA BİZİ BEKLİYOR
TATİL HELE MOTOSİKLET İLE ÇIKILAN TATİL GÜZEL BİR ŞEY
KUŞ ADASINA YANAŞMIŞ JET SOSYETELERİ GETİREN TRANSATLANTİK
HAVA GÜZEL, ORTAM GÜZEL, ARKADAŞLAR ÖZEL, GERGİNLİK YOK. RELAKS
VEYSEL BABA RUHANİ LİDERİMİZ
BİRAZ REKLAM GİBİ OLDU AMA NESTLE NİN İCE TEA Sİ SÜPER
CAN BABA NEŞEMİZE NEŞE KATTI Kuşadası nda önce sahilde kafeye geldik. Hem yorgunuz hemde susuz. Ohhhh be içim rahatladı. Çünki Can da bu geziyi çok istiyordu. ÖNER KAMPİNG DE BUNGALAOV ÖNÜNDE MOTO PARK
ÇANTALAR AYARLANIYOR. YARDIMLAŞMA HER ZAMAN DORUKTA
HAYDİ TOPARLANMA VAKTİ YOLCU YOLUNDA GEREK Kuşadası’nda öner camping de kalacağız. Çadır yeri ile bungalovu karşılaştırırsanız bungalov daha mantıklı. Kişi başa kahvaltı dahil 20 YTL.
Odalarımıza yerleştik. Motorları orada bıraktık. Biraz yürüyelim dedik. Unuttuk aslında yürümeyi. J
Biraz kuşadasını dolaştık. Sahilde kahvelerimiz içtik.
Sabah kalktık. Kahvaltı iyi geldi. Bugün nemi yapacağız. Önce Davutlar milli parkına gideceğiz. ALOOOO İŞLERDE AKSAMA VARMI
İŞLER İYİ ANLAŞILAN, KEYFE DEVAM
CENNET ÜLKEMİZDEN BİR BÖLÜM "DAVUTLAR MİLLİ PARKI"
CEM CAN BİRADERLER
DAİNES ARADIĞI MANKENİ BULDU MU DERSİNİZ?
BABALAR DÖRTLÜSÜ Davutlar milli parkı nefis bir yer. Yemyeşil ve masmavi de yaratan en güzel tonları buraya konuşlandırmış. EN FOTOJENİĞİMİZ VEYSEL BABAYDI
UZANMIŞIM KUMSALA GÜNEŞ DAMLAR İÇİME ŞARKISI BURADA YAZILMIŞ OLABİLİR Mİ? Davutlar milli parkında çay içmek için deniz kenarında bir cafe ye geldik. Ağaçların içinde bir hışırtı oldu. Motoru park ederken bir baktık ki yaban domuzu! Anaaaaa yüksel in düşmanları diye bağırdım.
YABAN DOMUZLARI SAHİLE İNMİŞ
Davutlarda Cüneyt video ile yol sürüş kayıtlarımız yaptı. DANİŞMENT KÖYÜ KAHVE ÖNÜ
KÖY HALKI İLE KAHVE SOHBETİ ÇOK HOŞTU
GEZİ BOYUNCA HEPİMİZ PEK HAMARATTIK
EMRE SEN NERDEN ÇIKTIN ŞİMDİ? HAMARAT DEYİNCE OTOMATİK GELİYORSUN GALİBA Şimdi artık Bodrum a gideceğiz. BODRUMDA ZETAŞ KAMPİNG Bodrum bodrummmmmmmmm. Bekle bizi.
Bodrum a geldik. Merkeze indik. Kalenin sırasında yatların bağlı olduğu kordonda durduk. Beklide borum da kalmayacağız. Direk Datça ya geçeceğiz. Datça feribotu günde 2 sefer yapıyor. Sabah 09.00 ve akşam 17.00 saat te zaten 18.30 olmuş. Yani bu gün Bodrum dayız. Nerede kamp yapalım? Araştırırken gümbet teki Zetaş kamping gi önerdiler. Biraz dinlendikten sonra kamp yerine doğru yola çıktık. Bu arada her durduğumuz yerde ciddi su tüketiyoruz. Malum hava çok sıcak. Bol bol terliyoruz. Hele yavaşlayınca yanıyoruz.
Zetaş gümbet koyunda bir kamp. Öyle ahım şahım bir yer değil. Tek özelliği merkezi oluşu. Denizini de pek beğenmedik zaten.
Zetaş kamp ta kişi başı günlük 10 YTL alıyorlar. Temiz sayılır.
Kapta yerleşmek biraz zaman aldı. Saat 24.00 sularında ancak yerleştik ve yemek yiyecek hale geldik. Menüde, köfte, adana kebab, tavuk gögüs ve kanat var. Mangal komşu dan. Yemek yedikten sonra vücutlar tam çöktü. Yatacak yeri bulamadan sandalyeler üstünde uyuklamaya başladık zaten.
Ama Veysel saat 01.30 da siz uyuyn bakalım, ben şöyle bir dolaşayım diye motoruna atladı gitti. Geldiğinde saat 03.30 du. ??????
Sabah nefis bir kahvaltı yaptık. Bu gün tekne turu yapacağız. Sabah keyfi uzun sürdüğü için son tekneye kaldık. Teknenin adı Akrep. Tekne sahibi ile ahbap çıktık. Necip kaptan ve oğlu Tolga da motorcuymuş. Hele tolga tam motorcu yamaha wrf 450 ile kros yarışlarına katılıyor. Yaklaşık 25-30 müşterisi var teknenin. KEBAAAAAPPPPPPPPPPP
Çabucak dost olduk. Hep birlikte denize girip çıkıyoruz. Diğer müşterilerde hoş insanlar doğrusu. Volkan ile Salih sanki kırk yıllık arkadaş gibi olduk. Haydi cumburlop denize, kıyıya yüzelim , hayata dair sohbetler vs. mark siptz gibiydik
su berrak ve temiz dünya harikası bir yerler. Şimdi içinizden vay beee ne biçim keyif yapmışlar diyorsunuz biliyorum. Aman arkadaşlar nazar etmeyin, seneye sizde gelin....
Babalar teknede ağırbaşlılığı ile ün saldı. Bir tek ben tekenenin her durduğunda cumburlop atlayarak sululuk yaptım :)
veysel baba ne kadar da huzurlu
güneşte iyi yandık
teknede tanıştığımız dostlarımız
bu resimleri çekmek için epey bir poz verdiler
her şey gönüllerince olsun dostlarımıza selam ve sevgiler
Kaptan ve tolga bize şest yaptı sefer süresini yaklaşık 1,5 saat uzattılar. Çok iyi dinlendik doğrusu.
Tur bittiğinde hatıra resimler çektik. Tolga ve necip kaptan motorlarını getirdi. Belli ki bizden aşağı değiller motor konusunda.
Bu gün akşam aşçı benim. Menemen yapacağım. Malzemeleri aldık doğru kampa.
Nefis bir ziyafet sonra yorgunluk bastı. Biz yine 24.00 civarı uyuduk. Veysel yine gece turuna çıktı. Bu sefer Cüneyt te eşlik etti. Sabaha karşı geldiler J
Günlerden Perşembe. Aslında gezimiz Pazar gününe kadar devam edecek ama işler izin vermiyor. Dönüşe geçmeye karar verdik. Cuma iş başı yapmak lazım. Malum motorlara benzin parayla alınıyor: KARACABEYDE MOLA Dönüş yine söke, İzmir , Manisa Balıkesir ve susurluk üzerinden. Bandırma feribotunda yer yok mecburen Mudanya dan bineceğiz.
Her şeyi ile nefis bir gezi oldu. Arkadaşlarıma teşekkürü borç bilirim.
Seyyahlar kimdi; Cem Dolunay 1964 doğumlu, Mali müşavirlik yapıyor. 2 kızı var. BMV 1150 gs adventure ile geziye katıldı. O babalar takımının en yaşlısı.
Veysel Yılmaz 1968 doğumlu, Tekstil sektöründe çalışıyor. 1 oğlu bir kızı var. BMV 1200 gs ile geziye katıldı. O babalar takımının ruhani lideridir. “ Malum hacı”
Can Dolunay 1966 doğumlu. Mali müşavirlik yapıyor. 2 kızı var bu geziye Honda transalp 650 ile katıldı. O babalar takımının isim babasıdır.
Cüneyt Yılmam 1974 doğumlu. Boya sektöründe çalışıyor. 1 oğlu bir kızı var. Bu geziye Honda africa twin ile katıldı. Gezinin planlayıcısı ve teknik sorumlusudur. |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 25 Ağustos 2009 ) |
| Next > |
|---|




















































































