Vespa Fun Club  
Ana Sayfa arrow Geziler arrow 9 vespa cı ile 9 gün macera
Pazartesi, 06 Eylül 2010
 
 

MÜBAREK KADİR GECENİZİ KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİZ.

VESPA FUN CLUB

9 vespa cı ile 9 gün macera E-Posta
Yazar vespa fun club   
Salı, 03 Ocak 2006

BİR YIL BOYUNCA HEP KONUŞTUK, PLANLADIK, HAYALLER KURDUK;

Artık şehir içinde ve civarında küçük turlar vespa'cılara yetmez olduğunda planlar yapılmaya başlar. Nereye gitsek, kamp kursak, yeni yerler görsek diye.



NEDENSE;


Bu plan duyulduğunda hemen mualif sesler yükselir. Ne işiniz var? Niye vespalar ile gidiyorsunuz. Çok tehlikeli, çok yorucu olur. Kaplumbağa gibi gidersiniz. Yok, yok bu iş olmaz diye....

AMA BİZ AYNI DÜŞÜNCEDE DEĞİLİZ;

Ama ne yazık ki bu eleştirleri yapanlar bizi anlamıyor. Vespa ve sahibi, etle tırnak gibidir. O vespası ile gittiği, gezdiği yerin havasını daha iyi koklar, tadlarını daha iyi hisseder, güneşini, tozunu, dumanını, sıcağını, geçirdiği her saniyeyi sonuna kadar dolu dolu yaşar. Ne yani kaçımız otomobille, otobüsle geçtiğimiz yerleri doyasıya seyerederiz. Hatta kızmasınlar ama büyük hacimli motorlarla bile seyahat eden dostlarımız bir çok yerden vıınnnnnn diye geçerler. Biz bu gezide anladık ki; Gezmek vespa ile olur. Diğerleri ise hep eksik kalır.

GEZİ TAKIMI OLUŞTURMAK;


Gezmek, yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak seyyahların yaşam felsefesidir. Bu fikir bile damarlarda dolaşan kanın hızlı akmasını sağlar. Motosikletçiler gezilerini genelde tek yapmazlar, nedeni yolda güvenliği sağlamak, güzellikleri, zorlukları paylaşmaktır. Hatta bir çok motosiklet kulübüde bu amaçla, motosiklet kullanıcılarını bir araya getirmek, ortak paylaşımlarını arttırmak içindir. aynı vespa fun club ün kuruluş amacında olduğu gibi.

Bizlerde bu geziyi paylaşacak dostlarımızdan bir gezi takımı kurduk. Gezinin amacı, vespa'nın sadece şehir içi ulaşım aracı olmadığının ispatı ve vespa sevgisini daha büyük kitleler ile paylaşabilmek, geçtiğimiz güzergahlarda vespa kullanıcılarına, satıcılarına, sempatizanlarına bu mesajlarımızı iletebilmekti.

Arkadaşlarımıza bu planımızı duyurduk. 8 günlük bir organizasyondu. Vespa kullanıcılarından çok olumlu cevaplar aldık. 15 kadar vespa cı gelmek istediğini bildirdi. Ama zaman içinde vakitlerini ayarlayamayanlardan sonra 9 vespacı ile yola koyulduk.

GEZİ TAKIMINDA KİMLER VAR;

Muhittin YAŞAR
 
 
38 yaşında. İstanbul'da yaşıyor. Vespa fun club ün kurucularından. Vespa fun club'ün eski başkanlarından. Ataköy 5. kısımda Nehir unlu mamüller ltd şti'nin sahibi. 8 yıldır vespa kullanıyor. Türkiye'nin neredeyse tamamını motosiklet ile gezmiş bir seyyah. Bu gezide tecrübeleri ile vespa gezi takımının öncüsü oldu. Bu geziye Bevirly 200 ile katıldı. Onun için motosiklet ve özellikle vespa bir yaşam tarzı. 5 senedir motosiklet ile uzun seyahatlere çıkıyor. Bu vespa ile 2. uzun seyahati.

ABDULLAH AKIŞ
 
36 yaşında.İstanbul'da yaşıyor. Vespa fun club'ün kurucularından. Vespa kullanıcısı olan herkesin yakından tanıdığı, sevdiği meşhur Apo Usta. Aks Motorlu araçlar Ltd.Şti'nin sahibi. Vespa Türkiye distribütörü Ferco'nun merkez servisi. Yola çıkarken vespa cıların yüreği rahat olarak gezmesini sağlayan vespa dostu. 1990 yılından bu yana vespa kullanıyor. Tam bir vespa fanatiğ, dostu. Bu geziye 1994 model cosa 200 ile katıldı.2 yıldır motosiklet ile uzun seyahatlere çıkıyor. Bu vespa ile ilk uzun seyahati.

CEM DOLUNAY
 
 
39 yaşında. İstanbul'da yaşıyor. Vespa fun club kurucusu, bu dönemki başkanı. Serbest Muhasebe ve Mali müşavirlik hizmetleri veren bir şirketin sahibi. 2000 yılından bu yana vespa kullanıyor. Gezilerin organizasyonu konusunda takıma destek sağlıyor.Bu geziye 2001 model px 150 ile katıldı. 3 yıldır motosiklet ile uzun seyahatlere çıkıyor. Bu vespa ile ilk uzun seyahati.

RECEP ÜNAL
 
 
26 yaşında. İstanbul'da yaşıyor. Vespa fun club üyesi. NTV de haber prodüktörü. Vespa ile yaşamı kendine özdeşleştirmiş. Gezilerin organizasyonu konusunda ve halkla ilişkilerde vespa fun club 'e destek sağlıyor.Bu geziye 1994 model cosa 200 ile katıldı. 2 yıldır vespa kullanıyor. Bu motosiklet ile ve vespa ile ilk uzun seyahati.

ADNAN ÖZURUL
 
 
48 Yaşında. İstanbul'da yaşıyor. Vespa fun club üyesi.Bursa'da Organik gıda üretimi yapıyor. 10 yıldır vespa kullanıyor. 2 yıldır motosiklet ile uzun seyahatlere çıkıyor. Vespa ile ilk uzun seyahati. Bu geziye 1994 model cosa 200 ile katıldı.

KADİR ERGUNCU
 
 
41 yaşında. İstanbul'da yaşıyor. Vespa fun club üyesi. Ferco motor Türkiye pazarlama yetkilisi. Ülkenin vespa ihtiyacını karşıulıyor. 12 yıldır motosiklet kullanıyor. 4 yıldır vespa kullanıcısı. 6 yıldır motosiklet ile uzun seyahatler yapıyor. Vespa ile ilk uzun seyahati. Bu geziye 2004 model GT 200 ile katıldı. Ve gezi boyunca takımın GT'yi test etmesini sağladı.

MEHMET BÖLEK
 
 
52 Yaşında. İstanbul'da yaşıyor. Vespa fun club üyesi. Bölek kozmetik firmasının sahibi. 7 yıldır vespa kullanıyor. Vespa ile ilk kez uzun seyahate çıkıyor. Grubun gönüllü berberi olarak seyahat boyunca takımın güzelliğinden, yakışıklılığından sorumlu üye olarak aktiviteye destek verdi. Bu geziye 1996 model Hexagon 200 cc ile katıldı.

MURAT DİLEK
 
 
32 yaşında. İstanbul'da yaşıyor. Vespa fun club üyesi. TİM 1 Oto sanayisinde Oto elektroniği konusunda faaliyet gösteren bir atölyesi var. 2 yıldır vespa kullanıcısı. Vespa ile ilk uzun seyahati. Takımın neşe kaynağı. Bu geziye 1980 model klasik px 200 ile katıldı.

ÜMİT EKŞİ
 
 
41 yaşında. İstanbul'da yaşıyor. Vespa fun club üyesi. Topkapı sanayi bölgesinde kalıp atölyesi işletiyor. 2 yıldır vespa kullanıyor. Vespa ile ilk uzun seyahati. Bu geziye 1993 model px 200 ile katıldı.

YOLA ÇIKARKEN;

Yola çıkacağımız gün yaklaştıkça heyecan doruğa çıkar. Bu gezide de aynen öyle oldu. Motosiklet ile uzun seyahatler yapanlar nispeten daha rahat, ilk kez çıkanlar ise ne yapacağını şaşırmışcasına heyacanlı.

Cuma günü geziye katılacaklar arasında bir telefon trafiği yaşanıyor ki, tahmin edemezsiniz. Çadırı bulamıyorum, eldivenimi yıkamışlar yırtılmış, Fazla dizlik varmı? Ortak kullanacağımız malzemeleri kim temin edecek? VS. Allah tan tecrübeliler kontrolü ele alıyor. Organizasyonu Cem-apo ve muhittin yapıyor. Her şey tamam gibi görünüyor ama sabah kimbilir kimler neler unutacak?
Cumartesi sabah 06.00 herkes Dolmabahçe'de hazır. Gözler şiş belli ki kimse yol stresinden uyuyamamış. Ümit ve murat en geç gelenler. Onları beklerken sohbet ediyoruz. En erken yatan 02.00 de yatmış yani 4 saatlik uyku ile buradayız. Sabahın serinliği hepimizi cin gibi yaptı. Nispeten stresten arındık. Vespalar çalışınca stresten eser kalmayacak hatta stresten arınıp mutluluk gazı ile dolacak ciğerlerimiz ile gazlıyacağız.

Takım ümit ve murat'ın gelmesi ile tamamlandı.Şimdi vespa ların yolda olma zamanı....

03 TEMMUZ CUMARTESİ VESPA'LAR YOLDA (gezinin ilk günü);

Tamda tahmin ettiğimiz gibi. Her kes birşeyler unutmuş. Hatta Murat t-shirt ile gelmiş. Bırakın mont almayı, rüzgarlık bile almamış. Alın mehmet ağbi'den de bir okadar. Muhittin fazla rüzgarlığını mehmet agbiye versede murat t-shirtle yola koyuldu. Yeni seyyahlar yola ayaklarında da sandaletle çıkmış. Yada biz abarttık. Korumalı montlar, bogazlı spor pabuçlar falan.

İlk durak Topçular feribot iskelesi. Plana göre topçular, yalova, orhangazi güzegahından devam edeceğiz. Recep bize Altunizade'den katılacak. E5 üzerinden topçular'a geldik. Takım tas tamam feribota bindi. Feribot motosiklet 3 milyon. İDO fiyatları ile kıyaslarsak hayli ucuz. Sevindirik olduk. Bizden başka motosikletli guruplarda var. Onlarda Emok festivaline doğru yola çıkmışlar. Honda marka motosiklet kullanan bir çift bizi görünce önce biraz şaşırdı, sonra gezi amacını anlatınca takdirle karşıladı. Nede olsa gezmek, hedefe varmak, tad almaktı önemli olan. Bizde bu takımla tadları doyasıya çıkaracak potansiyele sahiptik.

Feribotta çaylar içildi. Sabah sabah mis gibi kokan çayların tadı harikaydı. Herkes içtiği çayların parasını ödeme girişiminde bulunduğunda Kadir engel oldu. Durun bakalım arkadaşlar böyle anlamlı bir gezide Ferco sponsorunuz oldu. Ferco ya teşekkürler.


Feribottan inen vespalar Yalova'ya yöneldi. Yalova'ya gelmeden benzinler fullendi. Peş peşe düşmüş vespalar vızır vızır yolda ilerlerken, çadırlar, uyku tulumları, sırt çantaları ile yüklü bağajları ile herkesin ilgisini çekiyordu. Özelliklede kütahya ya giden motosikletli dostlar yanımızdan vınlarken bize elleri ile harika işareti yapıyorlardı. (yada biz öyle anladık acaba kötü bir işaretmi yaptılar:) çünkü bunu sormak mümkün değildi. Vın deyip nokta gibi kayboluyorlardı. Ya bir durun bak şurdaki ıhlamur ne güzel kokuyor, dur bi kokla bile diyemedik. Halbuki biz ne ıhlamurlar, gelin duvakları, dağ çiçekleri, ve bilcümle kokuları "iyisi ile , kötüsü ile" duyarak her şeyi tadarak devam ediyorduk.)

İznik gölü gözüktü !


Nedense motosiklet sevdalıları gezerken doğa ile iç içe seyir etmeyi sever. Orhangaziye kadar çift gidiş, gelişli yol aslında çok haz vermedi. İznik gölünü görünce; işte keyifli güzegah başlıyor diye yüreğimiz hızlı atmaya başladı. Yeni şehir inegöl tabelası yeni rotamızı gösterdi. Etrafımızda meyve bahçeleri ve çiftlikler, gölden yansıyan güneş ışınları keyif grafiğini artırmaya yetti.


Küçük yerleşimlerden geçerek dağlara doğru tırmanmaya başladık, Gurup belli mesafelerle dikkatli bir şekilde yola devam ediyordu. Bir baktık ki önden giden grub durmuş, Adnan agbi vespasının küçücük tekerini koca çukurdan kurtaramamış ve maalesef vespasını yatırmış. İşte vespacı nasıl üzülmüş, yan kapağında oluşan çizikler sanki Adnan ağbinin kalbine atılmış. Nasıl oldu da kurtaramadım, nasıl oldu da yatırdım diye çok üzüldü. Oldu bir kere. Nede olsa küçücük teker ile o çukura giren vespa da değil, o çukuru kapatmayan kara yollarında suç diye kara yollarının hatırını hep birlikte andık. Kulakları çınlamıştır. Ama bu bize ders olmalı daha dikkat etmeliyiz diye bir musibet bin nasihatten evladır ata sözü ile rahatlamaya çalıştık.

Daha dikkatli, daha yavaş sindire sindire geziye devam ettik. Dağ yollarında vespa larımızın arı gibi vızıldaması ile Yenişehir’e geldik. İnegöl'e doğru yola devam ettik. İnegöl'e az bir mesafe kaldığı sırada, yanımızdan vınlayan büyük motosikletli grubu gördük. Maalesef onlarda bir kaza atlatmışlar. Karşıdan gelen kamyon kasası ile bir BMW RT'yi fırlatmış. Kullanıcısı tam donanımlı güvenlik ekipmanı kullandığı için yara almamış ama motosiklet granajında bayağı hasar var. Vespacı her motosiklet kullanıcısının yanındadır. Hemen Apo ve muhittin dostlarımıza yardım ettiler. Biz yola koyulduk. Onlar bize İnegöl de yetişecek. İnegöl anayol kavşağında özdilek alış veriş merkezi var. Saat 11.00 sularında İnegöl’deyiz. Eksiklerimizi tamamlamak için mağazaya daldık. Sabah çayı ile idare eden miğdelerimiz yavaş yavaş isyan bayrağını çekmeye başlarken onları Meşhur İnegöl köftesi yiyeceğiz diye ikna ettik. İnegöl Vespa bayisini hem ziyaret edelim, hemde en meşhur köftecinin adresini soralım diye Ulutaş Ticaretin yolunu tuttuk. Ne kadarda hoş oluyor bir bilseniz! Gittiğiniz her yerde bir vespa fanatiği bulmak... Ulutaş Ticaret te İnegöl'lüleri vespa sahibi etmekle uğraşıyor. Biraz sohbetten sonra isyanı zor önlenen mideleri bahane ederek aranan adresi sorduk.


BESLER KÖFTE inegölün tarihi köftecisi. En eskisi 4-5 kuşaktır bu işi yapıyor. Lezzetin sırrını gizlemiyorlar. Malzemenin en kalitelisi, dananın sırtından alınan etler bir gün bekletiliyor ve herhangibi katkı olmadan doğru ızgaraya. Nefisti doğrusu. Piyaz ve yoğurt ise köftenin lezzeti ile yarışıyordu. Midelerin dolması ile mahmurlaşan bedenlere talimatı gönderdik. "gevşemek yok! daha yolun ortasındayız" Bu arada test edildi, onaylandı. İnegölde köfte Besler ızgarada yenir....

Haydi arkadaşlar yolcu yolunda gerek;

Şimdi hedef Bozüyük. İnegöl ile bozüyük arasında nefis kaliteli bir yolda ilerliyoruz. Etraf çam ve çınarlardan oluşan ormanlar ile kaplı. Yol boyunca dereler size eşlik ediyor. Küçük küçük piknik alanları, şeftali satan köylüler, manzara tam hayallerdeki gibi, yaşamak lazım...Yolun güzelliğinden istifade eden kamyoncu abiler basmış gidiyor. Ya bizden ne istiyorsunuz kardeşim. Bir gurup vespacı macera seven işte. Yanımızdan sanki F1 pilotu gibi gitmek size ne kazandırıyor? Bizi geçseniz ne olur, geçmeseniz ne olur? En fazla 80-90 km ile giden bizlere hiç iyi davranmadılar. Olsun pes etmek yok. Demek ki daha ara yolları seçmek lazım. Belki de Kamyonsuz bir dünyayı. Neyse iyi niyetimizden ödün vermeyelim. Ama onlarda düzgün gitsin :)

Köftelerden sonra çay içememiştik. Bozüyük küçük bir sanayi kasabası. Tam ortasından geçen yol şehirleri birbirine bağlıyor. Yani önemli bir rut. Geniş yollardan sonra bozüyük tam bir hengame. Postu dinlendirmek lazım diyenler hemen yolun üzerindeki esnaf kıraathanesinin önünde durdu. Kıraathane birden vespa fun club lokali gibi oldu. Çaylar içilirken kamyoncuların dedikodusu başladı. Neler söylendiğini duysanız yüzünüz kızarırdı. Ama hak ettiler.


Firig vadisine az kaldı. Şimdilik herşey yolunda gidiyor. Vespalar bizi üzmedi derken Mehmet ağbinin hexagonu sorun çıkardı. 80 km sürati geçince stop ediyor. Adeta yavaş gidin kardeşim diyor. Mehmet ağbi nin sürati gurubu yavaşlattı. Mehmet ağbi kızgın. İstanbul'a dönünce değiştireceğim seni diye motosikletini tehdit ederek arızayı gidermeye çalışsada işe yaramadı. Kısa bir süre sonra Frig vadisi tabelasını gördük. Zaten yollarda motosiklet sayısı da arttı. Çevre gezileri yapan motorcu dostlar ile sıksık karşılaşıyor ve selamlaşıyoruz. Scooterları görünce heyecanlanıyorlar.


KAMP ALANINDAYIZ;


Küçük bir iki köyden geçerek kamp alanına vardık. Jandarma güvenlik almış. Kamp alanının çevresi sınırlarla belirlenmiş. Test motorlarını kullananlar, ağaç dibinde kestirenler, kafayı çekenler, firmalara ait çadırlar, gözlemeciler, yavaş gitme yarışları yapanlar, mini motorları ile dolaşan küçük çocuklar, yüzlerce çadır, mobil tuvaletler,..... tam bir panayır alanı gibi. Kamp alanının girişinde Emok kayıt masası var. Gelenlerin kayıtlarını alıyor ve yaka kartı veriyor. Sponsorlarının hazırladığı hediye torbasını alarak kaydımızı yaptırdık. Aslında bu kampın son gecesi. Yarın herkes dönüyor. Birde akşam çekilişler var. Bir sürü hediye dağıtılacak. Çekilişe katılım para ile 5 milyona bir kura numarası alıyorsunuz, çıkarsa bahtınıza. Bazılarımız 5 şer milyon vererek kura numarası aldık. Amaç Emok'a bir destekte bizden olsun.

Kamp alanına girerek gözümüze çadırlarımızı kuracağımız bir yer kestirdik. Ağaçların altına çadırlarımızı kurduk. Bazı arkadaşlar çadır kurmadan yorgunluktan bitab düştükleri için öce matlarını serip dinlenmeyi tercih etti. Murat ise çadırı için bir türlü yer beğenemiyor, çadırını sırtlamış bir kaplumbağa misali gezinip duruyordu. Nihayet çadırlarımızı kurduk ve festival alanını keşfe çıktık.

Festival alanı tanıdıklarla dolu. Sağa, sola nereye dönsek bir dostumuzla karşılaşıyoruz. Meğer motosiklet camiası ne kadar küçükmüş. Borusan BMW standında sevgili Hakan Kızıldağ ile karşılaştık. Namı diğer Kırmızı Tehlike. Hakan biliyorsunuz eski vespacı ve vespa fun club’e çok katkısı olan bir dostumuz. Fotograf sanatçısı olan Hakan BMW lerin forograflarını çekmek için festivale katılmış.Bu arada hakan’ı kutlamak fırsatını bulduk zira bir oğlu oldu. Sağlıkla büyütmelerini temenni ederiz. Alan tam festivale yakışır şekilde bir curcuna meydanı gibi. Test sürüşleri yapanlar, usta sürücü olduklarını ispat etmeye çalışanlar, yarışlar, motosiklet parça ve aksesuarları satanlar, çay bahçeleri, gözlemeciler.... Motosiklet sevenler kadar çevre köylerden katılan halkta festivale ilgi göstermiş.


Festival derken amacın enduro kullanıcılarının kamp yapması, doğa ile iç içe birkaç gün geçirmek olduğunu düşünüyorduk ki, çok geçmeden yanıldığımızı anladık. Çünkü bu kadar kişiye hizmet için bir sürü jenaratörler kurulmuş, ağaçlar arasına çekilen kablolara yüzlerce ampul takılmış, her yer aydınlatılmaya çalışılmıştı. Hatta gök yüzündeki yıldızlar bile bu ışık kümesinde pek seçilemiyordu. Işık olayı hadi neyse de jenaratör gürültüsü kamp mantığına limon suyu sıktı.


Her şeye rağmen ciddi emek harcanmıştı. Eminiz ki emok cu dostlarda bir sonraki sene bu gürültü kirliliğini değerlendirirler. Ellerine sağlık çok güzel olmuştu. Çekilişler yapıldı. Bir çok kişiye hediyeler dağıtıldı. Bizim gezi takımından bazı arkadaşlar da hediye kazandılar. Ateş başında sohbetler sürdü. Dağın serinliği üstümüzde idi. Geç saatlerde ateş içimizi iyice ısıttı. Saat 02.00 sularında sabah erken kalkıp yol alacağımızı hatırlayarak uyumaya gittik! Ama nafile komşu çadırlardaki motorcu dostlar alkolünde etkisi ile sohbeti koyulaştırmışlar ama hala jenaratör çalışıyor sanarak çok yüksek sesle muhabbet ediyorlardı. Bazı arkadaşlar 04.00 e kadar uyumazken bazılarımız hemen dalmış. Ne kadar yorulmuşuz meğer!


04 Temmuz 2004 Pazar (gezinin 2. günü);


Ne kadar yorgun olursanız olun, açık havada uyumak, o tertemiz oksijeni solumaktan olsa gerek sabahın köründe zımba gibi uyanırsınız. Bizde aynen öyle yaptık. Bu gün gideceğimiz yol ciddi bir mesafe. Evet dünde 350 km geldik ama bu gün yaklaşık 550-600 km yol alacağız. Haydi kalkın demeye bile gerek kalmadı. Her kes ayakta. Saat 06.30 çadırları topladık. Şimdi güzel bir kahvaltı yapacak yer bulmak üzere yola koyulduk. Kütahya yolunun üstünde 4 km içerde Ilıca diye bir nahiye var. Adından da anlaşılacağı gibi kaplıca merkezi. Küçük bir yer. Önce bir keşif turu, ardından da köy kahvesinde kurulan kahvaltı masası. Nefis...! En çok aklımızda yer eden ise odunda pişen patatesli ekmek.. Karnımızı doyurunca kendimize geldik. Haritaya bakıp gideceğimiz mesafeyi görünce hemen yola koyulduk. Aslında biraz hayıflandık. Ne kadar güzel bir yermiş bu Ilıca. Keşke akşam burada konaklasaydık. Büyük bir havuz ve güzel bir tesis var. Neyse; Festivali de yaşamak gerekti!


Yola koyulduk. Kütahya ayırımdan Uşak’a doğru yöneldik. Kütahya Uşak arası nefis bir yola girdik. Etraf yemyeşil Çavdarhisar da Zeus tapınağı tabelasını görerek ziyaret ettik. Zeus tapınağı ms 2.yy dan bu yana ayakta. Taş gibi! (zaten tamamen taştan yapılmış) Ülkemizde ayakta kalmış ender güzellikteki tapınaklardan biri. Gerçi halk kurşunları için yağmalamış, hatta yakmış ama yinede ayakta. Ayrıca Çavdarhisar dünyanın ilk borsasına da ev sahipliği yapmış. Devlet buraları korumaya almış. Pırıl pırıldı. Mutlaka görülmeli.

Muhittin’in Yola devam talimatı ile tekrar yoldayız. Mümkün olduğu kadar az durmaya karar verdik. Zira bu hızla Akşam Marmaris’e başka türlü varamayız. Yolda bevirly ve GT’yi test edebilmemiz için sırayla vespa larımızı değiştirdik. Px ten sonra ikisi de müthiş konforluydu. Uşak’a gelmeden acıkan ve yorulan Vespa gezi takımı nerde yemek yiyelim diye fikir alış verişi yaparken hemen sağımızda bulunan çiftliğin erik ağaçları ile geçicide olsa açlığımızı bastırmaya çalıştık. Uşak’ta yemek için durmak niyetinde olsak da yol insanı sürekli çeker derler ya çok doğru. Bir baktık ki Uşak’tan çıktık. Orası, burası derken Çivril’e kadar geldik. Bazılarımız artık dayanamıyordu. Hele Apo ; Ama arkadaşlar bir şeyler yiyeli yoksa ben telef olacağım diyerek durumumuzu özetledi. Evet artık mola vermek elzemdi. Çivril de bir esnaf lokantasında durduk. Lokantacı servise dışı 9 kişilik grubu görünce bayram etti. Yemek çok iyi olmasa da ayran nefisti. Bu arada Çivril de yöresel bir düğün görmek imkanını yakaladık. Bir grup davul klarnet damat almaya gidiyormuş.


Durduğumuz her yerde en az 1 saat kalıyoruz. Bu da hızımızı oldukça yavaşlatıyor. Zaten vespa ların deposu küçücük. Her 100 km de risk almamak için mutlaka benzin almalıyız. Zira bazen benzin istasyon araları 70-80 km olabiliyor. Bu tür küçük yerlerde istasyonları genelde belediyeler işletiyor. Yine yolumuza döndük. Denizli’ye kadar durmak yok diye de iddialı bir söz verdik. Ama yararsız. Tarlalarda çalışan köylüleri selamlayarak gidiyoruz. Hava oldukça sıcak ama kaskın çeneliğini kapattım, camı açık. Hiç olmazsa serin serin gideyim derken bir arı yüzüme çarptı. Allah tan gözlük var ama çenemle kaskın arasına düştü. Can havli ile birde sokmasın mı! Epeyce canımı yaktı. Çok korktum çünkü alerji yapabilir ve yüzüm şişebilirdi. Telaşla durdum. Arkamdan gelen Recep ve tarlada çalışan köylüler bu ani duruma şaşırdılar. Recep’e durumu anlatınca ilk tedaviyi yaptı. Kolonya ile temizledik. Neyse yine yoldayız. Bu duraklama bile 15 dakikaya mal oldu. İlerde arkadaşlarımız bizi bekliyordu.

Denizli’ye vardık. Pamukkale kavşağında benzinlerimiz yine doldurduk. Neredeyse her benzincide duruyoruz. Yok yok bu vespaların deposunu büyütmek lazım diye fabrikaya öneri vermeye karar verdik. Bu arada cosa lar 100 km de 6,5 lt yakıyor. 9 vespa ortalama 100 km de 40 lt benzin tüketiyoruz.

Denizli den Muğla istikametine devam ettik. Etrafımız çam ormanları ile çevrili. Kasklarımızı açtık mis gibi çam kokusu soluyarak devam ettik. Sivaslı dan geçerken bir sürü mobiletli genç toplanmış sohbet ediyorlardı. Küçük yerleşimlerde modifiye mobiletlerle yarış yapanları duymuştuk. Herhalde bunlarda öyle bir grup. Bizi hayranlıkla seyir ettiler ve el sallayarak selamladılar. Hatta biri gazladı hızımız 80-90 km civarında bizi yakaladı ve geçti. Yanımızdan geçerken sürati sanırım 110 km civarında vardı. Grurla bize baktı ve döndü.




Güzergah nefis. Muğla ya doğru ormanların yoğunlaştığı bir noktada nefis bir dinlenme yeri gördük. Hemen durduk. Zira oldukça yorulduk. Bazılarımız taht misali hazırlanmış bölümde dinlenirken Recep hızlı davranarak hamağı kaptı. Buradan ayrılmak çok zor geldi doğrusu.



Evet Muğla ya vardık. Hava karardı. Durumumuzu anlatacak bir kelime arıyorum.... Buldum bitttttiiiiik. Acayip yorulmuşuz. Kolay değil vespa lar ile 550 km yol aldık. Durduk ama vespalardan inecek takatimiz yok. Benzin istasyonu çok temiz. Yemyeşil çimler ve çiçekler. Kendimizi çimlere attık. Ohhh beee. Acaba burada mı kamp kursak diyen bile oldu. Ama sabah gözlerimizi Marmaris te açmak istiyoruz. Saat 22.00. 1 saat kadar dinlenip yola çıktık. Hava çok karanlık. Yolda aydınlatma yok. Benim vespamın sis farları var diye en önde ben gidiyorum. Küçük tekerler olurda bir çukura girmesin diye dikkatle seyir ediyoruz. O kadar karanlık ki etrafta hiçbir şey göremiyoruz. Sadece yol ile ilgilendik. Gökova ya inerken oldukça dik ve virajlı bir rampadan aşağı doğru salındık. Ve Marmaris teyiz. Hemen konaklayacağımız kamp alanı aradık. Marmaris e girmeden solda bulunan güllük koyunda devlete ait ama birileri tarafından işletilen kamp alanına girdik. Sadece çadır kuracağımız bir yer istedik, birde wc falan. İşletmeci geceliğine 100 milyon istemesin mi? Hemen yorgunluğumuz geçti ve yola koyulduk. Marmaris’in içinde apart otel ile 9 kişi günlüğü 70 miyona anlaştık. Tertemiz çarşaflar, pırıl pırıl banyolar, klima vs. üstelik havuzda var. Kamp işletmecisine bir sürü selam yollayarak apart a yerleştik. Aslında kamp yapmak istiyorduk ama bu da hiç fena olmadı. Saat 23.45 yaşasın programı tutturduk. 4 temmuz da Marmaris teyiz.

Otele yerleşince sanki yorgunluğumuz geçti. Haydi Marmaris’i keşfe çıkalım önersine herkes olumlu cevap verdi. Şu vespa cılarda sağlam oluyormuş vesselam. Tabii ki vespa lar daki sağlamlık ve kalite kullanıcısını da olumlu yönde etkiliyor. Barlar sokağı, sahil boyu derken saat 02.30 oldu. Bu arada sabah bizi tekne turuna çıkaracak tekneyi de ayarlamış olduk. Sabah 09.30 da tekne bizi alacak ve mavi sulara yelken açacağız.

05 Temmuz 2004 Pazartesi;

Sabah biraz zor uyandık. Marmaris çok sıcak. Küçük bir kahvaltı ve alışverişten sonra vespa larımız ile yat limanına geldik. Vespa larımızdan hiç uzak kalamıyoruz bakalım nasıl olacak ?

Kaptanların kaptanı, En kıdemli vespa cı Adnan Ağbi mavi turda Vespacıları gezdirdi.

Yatların önüne vespa larımızı park ettik. Anlaştığımız teknenin kaptanı bizi bekliyordu. Tekne gece yarısı gözümüze küçük görünmüş olsa gerek, şimdi daha net söyleyebiliriz ki tekne değil bu resmen yat. Üstelik kocaman. Tekne günlük 100 euro bedelle kiralanabiliyor. Yiyecek ve içeceklerimizi kendimiz temin etmek kaydı ile. Mürettebat çok candan ve samimi, küçük ısınma turlarından sonra, gırgır ve şamata başladı. Radyo ve teyp bizi kesmedi. Canlı müziğe geçtik. Adnan ağbide meğer ne cevherler varmış. Muratta dabruka da harikalar yarattı.

Gün boyu teknede mis gibi ozon koklamak ve güneşlenmek bizi çok dinlendirdi. Bol bol denize girdik. Yolda yaşadığımız heyecanları paylaştık. Akşam hava kararıncaya kadar tekne ve personeli nefis bir gün yaşamamızı sağladı. Teşekkür ederiz.

Dönüşte bol bol resimler çekerek bu günü ölümsüzleştirmeye çalıştık. Günün özeti nefisti. Gerçi bir daha Apo ya kaptanlık yaptırmayacağız. Allah’tan motosikleti yat gibi kullanmıyor. Gün batımında vespa larımızın resimlerini çektik. Teknelerle birlikte nekadar da güzel görünüyorlardı.


Günlerdir sıcak ev yemeği yemedik. Sulu bir yemek yemek istiyoruz. Tekneden inince otelimize oradan da güzel bir lokantaya gittik. Nefis bir ziyafet çektik. Sonra çaylarımızı Marmaris’in neresinde içsek diye güzel bir yer ararken içmelerde tepeden nefis bir manzaraya bakarak demli çaylarımızı yudumladık.

Vespa gezi takımı o kadar renkli ki, takımın üyeleri değişik değişik iş kollarından. Mehmet ağbide berber kökenli. Gezi boyunca takımın traştan ve yakışıklılığndan sorumlu üye olarak elinden geleni yaptı. Hepimizin traşı zamanında ve en kaliteli şekilde yapıldı. Normal hayatımızda bile bu kadar düzenli traş olmamıştık.

Bu gezinin amacı sadece bu 9 vespa yı gezdirmek değil tabii ki. Vespa nın ülekemizde daha geniş bir kitleye nasıl ulaşabileceğini de planlamak. Bu sebeple kaldığımız yerlerde bulunan vespa bayilerini de ziyaret edip hem vespa fun club ü tanıtıp hem de vespa kullanıcılarının sıkıntılarını dinleyip sorunları anlamaktı amacımız. Marmaris yetkili bayii ve servisini de ziyaret ettik. Sıcak ilgilerinden dolayı teşekküler...

Bu arada Vespa larımızla ve sevgili dostlarımızla birlikte olsakta aklımız evimizde, sevdiklerimizi özledik. Hasret başladı. Şu cep telefonunu icat edene ne kadar dua etsek azdır.


Yolda tabi ki her şey güllük gülistanlık değildi. Ufak tefek problemler olmadı değil. Ama vespa kullanıcısı bu sıkıntıları kolay çözebilir. Nede olsa vespaların bakımı ve tamiri de çok kolay

06 Temmuz 2004 Salı;

Marmaris’i fethettik sırada başka yerler var. Bodrum’a doğru yola çıktık. İlk program Datça üzerinden feribotla Bodrum’a geçmekti ama vespa gezi takımı dün tekne ile gezip vespa larından uzak kalınca bu güne vespaları ile Bodrum’a sürerek gitme kararı aldı. Sabah kahvaltı hazırlık derken saat 11.00 sularında Marmaris’ten ayrıldık.

Gökova, Muğla, Milas üzerinden yola devam ettik. Öğle sonu Güvercinlik’e vardık. Geç kahvaltıdan sonra epey acıktık. Güvercinlik girişinde bulunan sucuk ekmek ve kokoreç yapan küçük kır lokantasında durduk.


Bodrum’da ilk durak tabi ki vespa bayii ve yetkili servisi oldu. Firma yetkilileri bizi görünce çok şaşırdı ve mutlu oldu. Vespa lar ile İstanbul’dan mı geldiniz sorusu ile burada da karşılaştık.

 





Zefir Motor da içilen çaylar, kahveler ve vespa sohbeti çok keyifli idi. Akşam oldu. Bodrum’un gece hayatı meşhur. Bizde bunu test edip onaylayacağız. Bakalım Bodrum’da bizim kadar maceraperest ve hızlı yaşayan var mı? Önce barlar sokağına yakın bir yerde vespa larımızı güvenli bir yere teslim ettik. Bu arada Bodrum çok pahalı otoparkçılar motosiklete bile 10 milyon istediler. Allah’tan bir vespa dostu buldu. Vespaları güvenli ellere teslim ettik.

Şimdi Bodrum ayaklarımızın altında. Koru kendini Bodrum Vespa takımı geldi.

Sabaha kadar eğlenen vespa takımı gece sevgili Kadir’in misafiri oldu. Bu arada bu gezi için bizlere destek veren ailelerimize ve sevdiklerimize Bodrum dan hediyeler aldık. Sabaha karşı 03.30 da ancak yastık yüzü gördük. Doğrusunu söylemek gerekirse biz Bodrum’u değil Bodrum bizi fethetti.

07.Temmuz 2004 Çarşamba;

Geçte yatsak sabah 08.30 da ayaklandık. Toparlanarak yola koyulduk. Milas üzerinden Didim’e gideceğiz. Milas’ta tavsiye üzerine bir lokantaya girdik. Bize ev usule kahvaltı hazırlayın diye ricada bulunduk. Nefis bir kahvaltı yaparken meraklı gözler bizi izliyordu. Sonradan Güvercinlik te sahil muhafaza kaptanı ile tanıştık. Kaptan da tam bir vespa aşığı. Böylece kahvaltıda da bir vespa muhabbeti aldı yürüdü. Ayrıca 25 yıldır vespa kullanıcısı bir bey geldi. Vespa hayranlığı üzerine gezimizin kısa bir özetini Milas’ta tanıştığımız dostlarımızla paylaştık. Kaptan ayrılırken en yakın Vespa bayilerinin telefonlarını istedi, muhtemelen şimdi oda hasret duyduğu Vespa’sını satın almıştır bile. Kahvaltıdan sonra sofradan kalkmak yine güç geldi. Bu gün yine ciddi bir kilometre yapacak ve bir çok yeri göreceğiz.

Yola çıktık. Etraf bağlarla ve bahçelerle dolu. Keyifli bir yolculuktan sonra Bafa gölüne geldik. Bafa gölü eskiden denizmiş, yani tuzlu su ve bol miktarda balık var. Nefis manzaralar eşliğinde yola devam ettik.

Didim inanılmaz bir denize sahip. Doğa güzelliklerinden yeşil olarak Tanrı çok cömert davranmamışsa da bütün güzellikleri denizde kullanmış. Burada numaralar ile adlandırılan koylardan 3.sünde nefis bir banyo yaptık ve bu güzelliklerin tadını çıkardık. Bu günde selçuk ta konaklayacağız. Ve tekrar yola koyulduk.

Selçuk ta sevgili Mehmet ağbinin misafiri olduk. Böyle kalabalık gitmenin de böyle avantajları oluyor. Her yerde mutlaka bir tanıdık oluyor. Selçuk ta ağırlandıktan sonra sabah erkenden tekrar yola çıktık. Bu gün artık dönüyoruz. Akşam evimizde olmayı planlıyoruz. İstikamet İzmir-manisa-Balıkesir-Bandırma ve İstanbul.

İzmir de Motokolay’ı ve Özgörkey’i ziyaret ettik. Özgörkey tesisi ve hizmet kalitesi ile ülkemizde servislere ve bayilere örnek olacak bir kuruluştu

İzmir’den sonra inanılmaz bir rüzgar baskısı ile yola devam ettik. Manisa’yı geçince rüzgar fırtınaya, Susurluk’a yaklaşırken kasırgaya döndü. Son gaz açsak ta süratimiz 60 kilometreyi geçemiyordu. Allah’tan rüzgar kuzeyden geliyordu.

Tırlar ve kamyonlar geçerken oluşan hava sirkülasyonu motosikletleri adeta savuruyordu. Susurluk ta durana kadar çok eziyet çektik. Susurlukta ayran ve tostlar ile enerji kazanmaya çalışırken konu tabii ki rüzgar ve kamyonlardı. Nasıl savrulduğumuzu anlatırken bile gülüyor gezinin keyfini çıkartmaya devam ediyorduk.

Sonuç olarak inanılmaz anılarla dolu keyifli bir gezi yaptık. Belki de bu gezimizi torunlarımıza bile aktaracak hatıralarımızı yıllarca konuşacağız. 9 ayrı meslekten 26 ile 55 yaşları arasında değişik sosyal ve kültürel özelliklere sahip bu kişilerin tek ortak noktası Vespaydı. Vespa o kadar güzel bir köprü yarattı ki, bu insanlar birlikte yedi, içti, aynı çadırda kaldı, aynı banyoyu kullandı... Dönerken verilen molalarda bir sonraki gezi nereye olsun diye değerlendirmeler yapılıyordu.

* Teşekkürler VESPA DOSTLARI, bu gezide bizimle hayatı paylaştığınız için;
* Teşekkürler Abdullah Akış gezi boyunca desteklerin için;
*Teşekkürler Kadir Erguncu o kadar işinin içinde vaktini bizimle paylaştın;
* Teşekkürler Ferco Vespa Fun Club’ü desteklediğin için;
* Teşekkürler Vespa Fun Club Bu kadar dostu aynı çatıda buluşturduğun için;


Son Güncelleme ( Salı, 03 Ocak 2006 )
< Prev   Next >
Saat ve Takvim
İstatistik
Üye: 1104
Haber: 229
Web Adresi: 5
Kimler Online
Şuan 16 misafir çevrimiçi
Hava Durumu
 
Top! Top!